Kullanıcı:
Şifre:
                 • Şifremi Unuttum

 

lash Clocks Gallery

ROPÖRTAJLAR

O tam bir profesyonel

 
 Kısa sürede Manisaspor’un bel kemiği olan Murat Erdoğan Londra’dan Manisa’ya uzanan futbol hayatını, futbola bakış açısını anlattı. Özel yaşamıyla da gençlere örnek olan tecrübeli futbolcu Manisaspor taraftarının ise bir çok güzelliği hak ettiğini söyledi.
 
 Southgate College’de elektrik teknisyenliği okuduktan sonra Türkiye’ye gelen Erdoğan’ın Türkiye’ye uyumu çok kolay olmasa da o, ülkesinde olmaktan mutlu. Manisa’da çok mutlu olduğunu söyleyen başarılı oyuncumuz kendisi ile ilgili merak edilen tüm soruları yanıtladı.
 
 
Murat Erdoğan kimdir?
 
1976 Londra doğumluyum. 4 kardeşim en küçüğü benim. Üniversite eğitimimin sonuna kadar Londra’da yaşadım. Okulum bittikten sonra Türk milli takım seçmeleri için Londra’da bir turnuva düzenlendi. Bu turnuvaya katıldım. Türkiye’den bir çok futbol adamı buraya futbolcu izlemeye gelmişti. Çocukluğumdan beri ben de futbol oynuyordum. Her Türk genci gibi ülkemde futbol oynamak istedim ve elemelere çıktım. Çok kişi katılmasına rağmen beni de kurulan kadroya aldılar. Birçok takımın antrenörü ve menajeri benimle turnuva sonunda iletişim kurdu. Ancak futbol çevrem hiç yoktu ve ne yapacağımı bilmediğim için ben doğru iletişim kuramadım. Zaten babam futbol ile ilgili kariyer planlarımı pek ciddi bulmuyordu ve futbolda gelecek görmüyordu. Bu nedenle başlarda destek de olmadı. Kendi imkanlarım ile teklif getiren kulüplerle görüşmeye çalıştım ve Türkiye’de il kez Mersin İdman Yurdu ile anlaşarak profesyonel oldum.
 
 
Kaç yaşında profesyonel oldunuz?
İlk profesyonel takımım aynı zamanda resmi formasını giydiğim Mersin İdman Yurdu’ydu. Türkiye’ye geldiğimde 20 yaşındaydım. Bulunduğumuz döneme bakarsak geç bir yaş, ancak benim içinde bulunduğum şartlarda normaldi.
 
 
Profesyonel olmanız neden gecikti?
Futbola İngiltere’de başladım ve oradaki spor ve eğitim sistemine göre, ne kadar yetenekli bir futbolcu olursanız olun, eğitiminizi tamamlamadan profesyonel olamıyorsunuz. Hatta daha küçük yaşlarda futbol oynadığınız kulüp ders notlarınızın düştüğünü gördüğünde sizi takımdan yolluyor. Bu nedenle eğitim İngiltere’de çok önemli. Kendim genç kategorilerde oynarken bunun sadece söz olmadığını, çok yetenekli olduğu halde okulda dersleri kötü olduğu için takımdan gönderilen çok oyuncu gördüm. Futbol oynamak için ders çalıştım ve okulu bitirdikten sonra Türkiye’ye geldim.
 
 
Siz eğitiminizi hangi okulda tamamladınız?
Londra Souhtgate College’de elektrik- elektronik bölümünü bitirdim. Şimdiye kadar hiç yapmamış olsam da aslında akademik eğitimini aldığım meslek elektrik teknisyenliği.
Çocukluğu ve gençliğinin ilk yılları İngiltere de geçen biri olarak Türkiye’ye geldikten sonra uyum sorunu yaşadınız mı?
                           
Türkiye’ye geldikten sonra çok ciddi sorunlar yaşadım. İngiltere ile Türkiye birbirinden çok farklı ülkeler. Spordan sosyal yaşama kadar hiç bir şey birbirine benzemiyor. Bu yüzden ciddi anlamda sıkıntılı günlerim oldu. Örneğin yaptığınız espriler, İngiltere de çok komik gelirken burada aynı tepkiyi görmeyebilirsiniz. Burada konuşulan bazı şeyler, deyim veya terimler farklı anlatım olabilir.
 
 
Bu süreci atlatmak için neler yaptınız?
                        
Önce dil ile ilgili sorunlarımı çözmek için çok sayıda kitap aldım. Dil öğrenmek için aldığım kitaplar sayesinde okuma alışkanlığı da kazanmış oldum. 3 yılın sonunda kendimi çok daha iyi ifade eder duruma geldim.
 
Mersin İdman Yurdu’ndan sonra hangi takımların formasını giydiniz?
 
3 yıl Mersin’de oynadıktan sonra, İstanbulspor, Gaziantep, Galatasaray, Malatyaspor, Ankaraspor, Sakaryaspor, Ankaragücü, Sivasspor, Kasımpaşa ve şimdi de Manisaspor’dayım.
 
Manisaspor’ a gelmeden önce takımımızla ilgili bir öngörünüz var mıydı?
Kasımpaşa’da iyi bir sezon geçirmiştim ancak ligin sonlarına doğru hocamızın oyun sistemini değiştirmesiyle verimli olamayacağımı düşündüm. Manisapor’un geçen yılın ortalarından beri benimle ilgilendiğini biliyordum. Teklif geldiğinde daha önce burada oynayan arkadaşlarımdan Cenk işler ve Koray Avcı ile görüştüm. Onlar bana buraya gelmem konusunda destek verdi ve çok iyi şeyler söylediler. Bu görüşmeler ile zaten olumlu baktığım Manisa’da oynamaya karar verdim.
 
Manisaspor’a ligin 3. haftasında geldin ve biraz sıkıntılı bir dönemdi. Bu durum sizi etkiledi mi?
Geldiğimde henüz puanımız yoktu ama, çok kaybımız yoktu. Çok zengin ve kaliteli bir kadro vardı. Takımın sadece silkelenmesi ve taraftarın desteğini arkasına alması gerekiyordu. Ben 4. haftadan itibaren forma giymeye başladım Trabzon galibiyeti sadece takımımızı değil tüm şehri ateşledi. Takımda arkadaşlık ve dayanışma üst düzeyde. Ben bu sürecin sezon sonuna kadar devam edeceğini ve ligi ilk 10 da bitirteceğimizi samimi olarak söyleyebilirim.
 
Kişisel olarak Manisaspor’da ki hedefleriniz neler?
Manisaspor’la 2 yıllık sözleşme imzaladım. Burada olmaktan mutluyum. Eğer sözleşmem bittiğinde takımım kalmamı isterse seve seve kalırım. Çünkü futbol oynamayı sadece meslek olarak değil aynı zamanda çok sevdiğim bir eğlence olarak da görüyorum. Daha önce de belirttiğim gibi bu yıl ilk 10 gelecek yıl daha üst sıralarda yer almak için Manisaspor’a en üst düzeyde katkıda bulunmak istiyorum.
 
Futbolu bıraktıktan sonra yine futbolun içinde yer almayı düşünüyor musunuz?
Elbette; futbolun beşiği olarak görülen bir ülkede başlayıp, kendi ülkeme geldikten sonra kıyas yapacağım bir çok unsur oldu. İyi bir futbolcunun nasıl yetiştiğinden yeteneklerin nasıl değerlendirilebileceğine kadar çok farklı yöntem gördüm. Benim amacım Türk futbolunda yetiştiricilik alanında söz sahibi olmak. Yapı olarak lider ve etkin olmayı severim. İçinde bulunduğum durumu değiştirecek kadar etkili değilsem o işe hiç girmem ve bildiğim her şeyi paylaşırım. Türkiye’de altyapı anlamında yepyeni bir çizgisi olan bir futbol akademisi açma fikrim var. Ancak bunun için henüz fikir ve araştırma süreci devam ediyor. Futbolu bıraktığımda hayata geçirmem için bir engel olmazsa planım bu.
 
Futbol dışında günlük hayatınızda neler yapıyorsunuz?
Çocuklarım ve ailemle zaman geçiriyorum. 8 yaşında Suat Cem ve 2 buçuk yaşında Eren isminde 2 oğlum var. Onlarla alışverişe gidiyoruz. Oyun oynuyoruz ve büyük oğlumla bazen sinemaya gidiyoruz. Bunun dışında kitap okumayı ve kişisel antrenmanlarımı yapmaya devam ediyorum.
 
Takım dışında ayrı çalışma yapıyor musunuz?
Takım antrenmanları dışında esneklik ve kuvvet antrenmanları yapıyorum. Spor bilimi her geçen gün gelişiyor. Bunları takip ederken kendimde birçok çalışmayı uyguluyorum. Futbol yaşamını uzatmak için düzenli olarak destek antrenmanı yapmak gerekiyor.
 
Taraftarımıza neler söylemek istersiniz?
Türkiye’de birçok takım ve dolayısıyla taraftar gördüm. Manisaspor taraftarı çok kaliteli ve nezih bir kitle. Bence örnek gösterilebilecek kadar centilmen. Bu nedenle bir çok güzelliği yaşamayı da hak ediyorlar. Takım olarak sahaya çıktığımızda onların desteğini hissetmek istiyoruz. Bize verdikleri destek bizi direkt olarak olumlu yönde etkiliyor. Bizim yanımızda olduklarını hissettirsinler. Biz de onlar için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.